UNRWA, İsrail'in uluslararası STK'ların Gazze'ye erişimini kısıtlamasının risklerini belirtti
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Kıdemli İletişim Yöneticisi Jonathan Fowler, ateşkese rağmen Gazze'deki durumun düzelmemesi ve İsrail'in Gazze'de hizmet veren uluslararası sivil toplum kuruluşlarına getirdiği yeni kayıt kurallarına ilişkin soruları yanıtladı.
Gazze'de son durumun hala felaket düzeyinde olduğunu kaydeden Fowler, "Ateşkesin başlangıcında çok umut vardı. İnsani yardımda büyük bir artış olacak, kısıtlamalar çok sınırlı olacak, daha fazla geçiş noktası açılacak insani yardım görevlisi yardım ulaştırabilecek ve işlerini yapabilecekti. Bu gerçekleşmedi ve bu trajik, şok edici, kabul edilemez." dedi.
Fowler, Gazze Şeridi'ndeki insanların 2 yıl boyunca savaşa katlandığını belirterek, mevcut durum ateşkese rağmen bir nebze iyi olsa da insanların hala öldüğünü, yeterli miktarda yardımın ulaşmadığını ve çok büyük acıların olduğunu bildirdi.
Gazze'deki insanların tekrar kış fırtınalarıyla karşı karşıya kaldığını aktaran Fowler, bunların en bilineninin Byron Fırtınası olduğunu kaydetti.
Fowler, "Diğer fırtınalar da sürekli tekrarladı ve insanların barınakları yıkıldı. İnsanlar donuyor, soğuk hava nedeniyle solunum yolu hastalıkları yayılıyor. Bunların hiçbiri olmaması gereken şeyler. Felaketler sıklıkla insan politikalarının sonucudur ancak bu özellikle insan yapımı bir felaket. Gazze'de insanların donarak ölmesine gerek yok. Örneğin, yeterli barınak malzemesinin içeri girmesine izin verilmemesi gibi bir politika kararı var. Bu bir tür propaganda durumu. Yeterli yardımın ulaştığına dair sürekli tekrarlanan anlatılar da şok edici. (Yardımlar) İnsanların iyileşmesi için yeterli değil." dedi.
Herhangi bir felakette çocukların genellikle en sembolik kurbanlar olduğunu belirten Fowler, onların her açıdan çok savunmasız olduğunu kaydetti.
"Gazze'deki çocukların durumu korkunç olmaya devam ediyor"
Fowler, "Gazze'deki çocukların durumu her açıdan korkunç olmaya devam ediyor. Özellikle Gazze Şehri'nde kıtlık benzeri koşullar yaşandığında, çocuklar, henüz büyümekte olan genç bedenleri nedeniyle yetersiz beslenmeden en çok etkilenenlerdi. Gazze, dünyada en yüksek sayıda çocuk uzuv kaybı yaşayan ülke. Yetim kalan, ailesinden ayrılan çocukların sayısı çok büyük. Gazze'deki çocukların çocuk olmalarına izin verilmesi gerekiyor." diye konuştu.
UNRWA olarak çocuklara Ekim 2023'ten sonra eğitim ve diğer alanlarda destek verdiklerini kaydeden Fowler, yaşanan travmaların çocukların fiziksel ve psikolojik sağlığı üzerinde uzun yıllar sürecek etki bırakacağına işaret etti.
Fowler, İsrail'in, uluslararası sivil toplum kuruluşlarının (STK) Gazze'ye erişim için getirdiği yeni kayıt kurallarına da değinerek, bu durumun doğrudan BM'yi etkilemediğini belirtti.
"Ancak bu, insani yardım operasyonlarını kolaylaştırmak değil aksine daha karmaşık hale getirmekle ilgili daha geniş bir bağlamın parçası." diyen Fowler, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) birkaç defa İsrail'in insani yardım operasyonlarını kolaylaştırmaktan sorumlu olduğunu bildirdiğini hatırlattı.
"Burası İsrail toprakları değil, işgal altındaki bir bölge"
Fowler, "Sivil toplum kuruluşları, dünya çapındaki insani yardım operasyonlarında çok önemli bir rol oynuyor. Bazı sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğimiz var ancak bunlar operasyonumuzun bir parçası değil. Ne kadar önemli olduklarının çok farkındayız. Örneğin, Gazze'deki birçok hastane yatağından sorumlu olan Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), çok ihtiyaç duyan bir nüfusa temel bakım sağlıyor. İnsani yardım operasyonunun artırılmasını engelleyen ve aslında bu operasyonun potansiyelini azaltan her şey tanımı gereği kötüdür. Ayrıca kontroller, operasyon ortamı nedeniyle uygulanması meşru değil. Burası İsrail toprakları değil, işgal altındaki bir bölge." değerlendirmesinde bulundu.
UNRWA'nın bazı zorluklarla karşılaştığını ve İsrail'in yasal yollarla kendilerini durdurmaya çalıştığını anımsatan Fowler, kendilerini ve STK'ların durdurulmalarının kabul edilemeyeceğini söyledi.
Fowler, bu yeni uygulamadan doğrudan etkilenen bir STK'nın olduğuna dair bir bilgisinin olmadığını belirtti.
"Gazze'nin şu anda ihtiyacı olan şey kısıtlamalar değil"
STK'ların yeni yıl itibarıyla Gazze'ye giriş çıkışlarda yaşayacakları zorluklara değinen Fowler, şunları kaydetti:
"(STK'ların, İsrail tarafından Gazze'ye erişiminin engellenmesiyle ilgili) Risk açıkça çok büyük çünkü dünya genelinde STK'lar insani yardım operasyonlarında kritik oyuncular, çok büyük becerilere sahipler. Bunlar farklı çatışma ortamlarında, afet bölgelerinde yetişen insanlar. İnsani yardım görevlisi olarak ne yapacaklarını biliyorlar. Bu nedenle uluslararası kuruluşların, insani yardım görevlileri gibi faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmeli. Gazze'nin şu anda ihtiyacı olan şey kısıtlamalar değil, ateşkesin başlangıcında umulan türden bir (insani yardım) artırma. Ateşkesin üzerinden neredeyse 3 ay geçti ve bu son derece endişe verici. Bundan sonra ne olacak ve Gazze'deki ve bölgenin geri kalanındaki Filistinlilere ne kadar önemli oldukları veya olmadıkları konusunda ne mesaj veriliyor? Bu da çok endişe verici ve küresel sonuçları var. Eğer İsrail STK'lara ve BM'ye karşı bu tür eylemleri sürdürürse, aynı şeyi yapmak isteyebilecek diğer ülkelere ne mesaj gönderiyor? Bu nedenle uluslararası hukuk kritik bir noktada, çok taraflı sistem ve insani yardım operasyonları da öyle ve bu son bulmalı."