ABD'nin Venezuela'ya saldırısına dünyadan farklı tepkiler geldi
Türkiye, Venezuela'da meydana gelen son gelişmeleri yakından takip ettiğini bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'da geniş çaplı saldırılar düzenlemesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, Venezuela'da meydana gelen son gelişmelerin yakından takip edildiği vurgulanarak, "Türkiye, Venezuela'nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir. Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmamasını teminen tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz." ifadelerine yer verildi.
Türkiye'nin, Venezuela'daki krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulması yönünde her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazır olduğuna işaret edilen açıklamada, Türkiye'nin Caracas Büyükelçiliğinin, ülkede bulunan Türk vatandaşlarıyla iletişimi ve gerekli koordinasyonu kesintisiz biçimde sürdürdüğü kaydedildi.
Çin
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin "hegemonik" olarak nitelendirilen eylemlerinin, uluslararası hukuku ve Venezuela'nın egemenliğini ihlal ettiği, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde barışı ve güvenliği tehdit ettiği belirtildi.
Açıklamada, "Çin, ABD'nin egemen bir ülkeye ve onun devlet başkanına güç kullanımından derin şok içindedir ve bunu güçlü şekilde kınamaktadır." ifadesi kullanıldı.
Çin'in ABD'nin eylemlerine karşı olduğu vurgulanan açıklamada, Washington yönetimine, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın amaç ve ilkelerine bağlı kalma, başka ülkelerin egemenliğini ve güvenliğini ihlal etmeye son verme çağrısı yapıldı.
Rusya
Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'ya yaptığı saldırıyı "son derece endişe verici" olarak nitelendirerek kınadı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, ABD'nin bu sabah Venezuela'ya karşı silahlı saldırı eyleminde bulunduğu hatırlatılarak, "Bu, son derece endişe verici ve kınanması gereken bir durum." ifadesi kullanıldı.
Bu tür eylemleri haklı çıkarmak için kullanılan bahanelerin temelsiz olduğunun altı çizilen açıklamada, ideolojik düşmanlığın iş odaklı pragmatizm ve güvene dayalı, öngörülebilir ilişkiler kurma isteğinin önüne geçtiğine işaret edildi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı ayrıca ABD tarafından ülkeden zorla çıkarıldığı belirtilen Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin durumunun derhal açıklığa kavuşturulmasını istedi.
İran
İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamayla ABD'nin Venezuela'nın "toprak bütünlüğü ve egemenliğine" yönelik askeri saldırısını kınadığını bildirdi.
Açıklamada, ABD'nin Venezuela'ya yönelik silahlı saldırısının BM Şartı'ndaki amaç ve ilkelere aykırı olduğu vurgusu yapılırken, BM'den saldırıyı kınaması istendi.
Küba
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Venezuela'ya yönelik saldırılar nedeniyle sorumlu tuttuğu ABD'yi kınadı.
Diaz-Canel, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, hava saldırılarına maruz kalan Venezuela'ya destek çıktı.
Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel, "Küba, ABD'nin Venezuela'ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor." ifadesini kullandı.
Barışçıl bir bölgenin vahşi saldırılara uğradığına dikkati çeken Diaz-Canel, ABD'yi "Venezuela halkına ve Amerika kıtasına karşı devlet terörü uygulamakla" suçladı.
Meksika
Meksika, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesinin, BM Şartı'nın 2. maddesinin ihlali olduğunu belirterek kınadı.
Meksika Dışişleri Bakanlığından ABD'nin Venezuela'ya müdahalesine ilişkin yapılan açıklamada, "Meksika hükümeti, ABD silahlı kuvvetlerinin Venezuela topraklarına karşı tek taraflı gerçekleştirdiği ve BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal eden askeri eylemleri şiddetle kınamakta ve reddetmektedir." ifadesi kullanıldı.
Kolombiya
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Venezuela ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıyı reddettiklerini belirtti.
Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısının ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Petro, Venezuela'nın ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıya karşı olduklarını vurguladı.
Petro, Venezuela'ya saldırı sonrası alınan güvenlik önlemlerine de değinerek, Venezuela'dan kitlesel mülteci akını ihtimaline karşı sınır bölgelerine güvenlik güçlerinin sevk edildiğini, tüm imkanların seferber edildiğini kaydetti.
Belarus
Belarus Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'ya saldırısının, uluslararası barış ve güvenliğe doğrudan tehdit olduğunu belirtti.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Minsk yönetiminin, egemen Venezuela devletine karşı gerçekleştirilen silahlı saldırıyı kesin bir dille kınadığı bildirildi.
Açıklamada, bu saldırının uluslararası barış ve güvenliğe tehdit olduğu kaydedilerek, "Belarus tarafı, Venezuela'nın meşru hükümetine sarsılmaz desteğini ifade etmekte ve barışın korunmasında birincil sorumluluğu taşıyan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) acil toplantısı çağrısına katılmaktadır." denildi.
Brezilya
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesini "kabul edilemez" şeklinde niteleyerek kınadı.
Lula, Amerikan X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Venezuela topraklarının bombalanması ve devlet başkanının alıkonulması kabul edilemez çizgiyi aşmıştır. Bu eylemler, Venezuela'nın egemenliğine yönelik ciddi bir saldırı ve uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir." denildi.
Brezilya Devlet Başkanı, "Uluslararası hukuku açık bir şekilde ihlal ederek ülkelere saldırıda bulunmak, çok taraflılığın yerine en güçlü olanın hukukunun geçerli olduğu, şiddet, kaos ve istikrarsızlıkla dolu bir dünyaya doğru atılan ilk adımdır." değerlendirmesinde bulundu.
Fransa
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD merkezli X hesabından yaptığı paylaşımda, Maduro'nun "Venezuela halkının gücünü elinden alarak ve (halkı) temel özgürlüklerinden mahrum bırakarak" halkın kendi kaderini tayin hakkını zedelediğini belirtti.
Fransa'nın "Venezuela halkının egemenliğini sürekli olarak savunduğunu" kaydeden Barrot, ABD'nin Maduro'ya yönelik müdahalesine ilişkin, "Nicolas Maduro'nun yakalanmasına yol açan askeri operasyon, uluslararası hukukun temelini oluşturan güç kullanmama ilkesini ihlal etmektedir. Fransa kalıcı siyasi çözümün dışarıdan dayatılamayacağını ve egemen halkların kendi geleceklerine kendilerinin karar verdiğini hatırlatır." ifadelerini kullandı.
Barrot, ABD'yi işaret ederek "BMGK daimi üyesi olarak öncül sorumluluğu olanların (güç kulanmama) ilkesini sürekli ihlalinin, dünya güvenliği açısından, hiç kimseyi dışlamayacak şekilde ağır sonuçları olacağını" bildirdi.
"Tarihten ders çıkaran bir ülke olarak Fransa'nın buna hazırlandığını" belirten Barrot, "Fransa, devletlerin her zaman ve her yerde uluslararası eylemlerine rehberlik etmesi gereken BM Sözleşmesi'ne bağlılığını vurguluyor." açıklamasını yaptı.
İsrail
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ABD'nin, Başkan Trump önderliğinde "özgür dünyanın lideri olarak hareket ettiğini" ileri sürdü.
İsrail'in "acı çeken Venezuela halkının yanında olduğunu" iddia eden Saar, Maduro'nun devrilmesini takdirle karşıladıklarını ve İsrail ile Venezuela arasında dostane ilişkilerin kurulmasını umduklarını kaydetti.
İsrail, daha önce de Maduro yönetimini eleştirirken 2025 Nobel Barış Ödülü'nü Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado'nun kazanmasını memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı.
Machado'nun İsrail'e verdiği açık destek ve Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetiyle kurduğu yakın ilişkiler uluslararası kamuoyunun gündeminde yer almıştı.
Ukrayna
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında, ülkesinin Nicolas Maduro yönetiminin "meşruiyetini tanımadığını" aktararak, "Venezuellalıların çıkarlarına öncelik veren gelişmelerden" yana oldukları mesajını verdi.
Ukrayna'nın, "ulusların diktatörlükten, baskıdan ve insan hakları ihlallerinden uzak ve özgür yaşama" hakkını her zaman savunduğunu kaydeden Sybiha, Maduro yönetiminin bu ilkeleri her yönüyle ihlal ettiğini öne sürdü.
Sybiha, ülkesinin Maduro yönetimini "meşru" olarak görmediğini vurgulayarak, "Venezuela halkı, normal bir yaşam, güvenlik, refah ve insan onuruna yakışır hayat için bir şansa sahip olmalı. Biz de onların bu normal yaşama, saygıya ve özgürlüğe yönelik haklarını desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.
AB
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullandı.
ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Venezuela'ya düzenlenen saldırılarla ilgili açıklama yapan Kallas, AB'nin Caracas'taki büyükelçisi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini belirterek, "AB, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ediyor." bilgisini verdi.
Kallas, "AB, Sayın (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas) Maduro'nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca dile getirmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir. Tüm tarafları itidale davet ediyoruz." vurgusunu yaptı.
BM'den bölgede endişe verici sonuçları olabileceği uyarısı
BM Genel Sekreterliği, Venezuela'daki gelişmelerin bölgede endişe verici sonuçları olabileceğini kaydetti.
BM Genel Sekreter Sözcülüğünden Venezuela'daki son gelişmelere ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, "Genel Sekreter, bugün ABD'nin askeri eylemi ile Venezuela'da gerginliğin tırmanmasından derin endişe duymaktadır, bu eylemin bölgede endişe verici sonuçları olabilir." ifadesi kullanıldı.
Antonio Guterres'in uluslararası hukuk ve BM Şartı'na bağlı kalmanın önemini bir kez daha vurguladığının belirtildiği açıklamada, "Genel Sekreter, uluslararası hukukun kurallarına uyulmamasından endişe duyuyor." denildi.
Avrupa ülkeleri
Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, Venezuela'daki vatandaşların güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunu vurguladı.
Durumu yakından takip ettiklerini belirten Prevot, Avrupalı müttefiklerle koordinasyon halinde olduklarını bildirdi.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, gelişmeleri ve ülkedeki İtalyan vatandaşların durumunu yakından takip ettiklerini kaydederek, Başbakan Giorgia Meloni'nin durum hakkında sürekli olarak bilgilendirildiğini aktardı.
İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "İspanya, gerilimin azaltılması, ılımlılığın sağlanması ve her zaman uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu bağlamda İspanya, mevcut krize barışçıl ve müzakere yoluyla bir çözüm bulunması için arabuluculuk yapmaya hazırdır." ifadeleri kullanıldı.